İcra takibi başladığında borçluya bir ödeme emri gönderilir. Borcu kabul etmeyen veya miktarına katılmayan kişinin elindeki ilk ve en önemli yol, bu emre süresinde itiraz etmektir. Süre kısa olduğu için ödeme emrini aldığınız anda hangi takip türüyle karşılaştığınızı doğru belirlemek gerekir. Bu yazı, ilamsız icra takibine itirazı süre, yöntem ve sonuçları açısından genel hatlarıyla anlatır.
Ödeme emri nedir, ne zaman gelir?
Alacaklı icra dairesine takip talebi verdiğinde icra müdürü talebin kanunda aranan şartları taşıdığına karar verirse ödeme emri düzenler. Ödeme emrinde, borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi veya bu süre içinde itiraz edilmesi gerektiği yazılıdır (İİK m.60).
Ödeme emri genellikle Tebligat Kanunu’na göre posta yoluyla (PTT) veya elektronik tebligat yoluyla gönderilir. Tebliğ tarihi, itiraz süresinin başladığı gündür. Bu nedenle zarfı veya tebliğ belgesini saklamak, sonradan süre hesabı yapılırken önem taşır.
Hangi takip türü? Süre farkı önemli
Ödeme emrinin üzerindeki başlık ve içerik, takibin türünü gösterir ve itiraz süresini değiştirir:
| Takip türü | Dayanak | İtiraz / şikâyet süresi |
|---|---|---|
| İlamsız takip (genel haciz yolu) | Fatura, sözleşme, cari hesap gibi belgeler veya belgesiz alacak | Tebliğden itibaren 7 gün (İİK m.62) |
| Kambiyo senetlerine özgü takip | Çek, bono, poliçe | 5 gün (İİK m.168), yolu farklıdır |
| İlamlı takip | Mahkeme kararı | Ödeme emrine “itiraz” yoktur; başka yollar vardır |
Kambiyo senedine dayalı takipte borçlu, itirazlarını beş gün içinde icra mahkemesine dilekçeyle bildirir; icra dairesine verilen itiraz bu yolda kural olarak yeterli sayılmaz. Bu yazı, ağırlıklı olarak ilamsız takibe itirazı anlatmaktadır. Elinizdeki ödeme emrinin türünden emin değilseniz süre geçmeden bir avukata başvurmanız yerinde olur.
İtiraz nasıl yapılır?
İlamsız takipte itiraz için kanun şekil şartı aramaz. Borçlu itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle ya da sözlü olarak icra dairesine bildirir (İİK m.62). İtiraz edenlere bu işlemin yapıldığına dair bir belge verilir.
İtirazda dikkat edilecek başlıca noktalar:
- Gerekçe yazmak zorunlu değildir. “Borcum yoktur” veya “borca itiraz ediyorum” demek yeterlidir. Ayrıntılı savunma sonraki aşamalarda yapılır.
- Kısmi itirazda açık olmak gerekir. Borcun yalnızca bir kısmına itiraz ediliyorsa itiraz edilen cihet ve miktar açıkça gösterilmelidir; gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılır.
- İmza itirazı ayrıca belirtilmelidir. Takibin dayandığı senedin altındaki imza size ait değilse, bunun itirazda ayrıca ve açıkça belirtilmesi gerekir. Aksi hâlde senetteki imza kabul edilmiş sayılabilir.
- Yurt içi adres bildirilmelidir. Borçlu veya vekili, itirazla birlikte borçluya ait yurt içindeki bir adresi de bildirmek zorundadır. Adres değişikliği bildirilmezse tebligat takip talebindeki adrese yapılabilir ve borçlu bundan sorumlu olur.
- Başka icra dairesine de yapılabilir. İtiraz, takibi yapan daireden başka bir icra dairesine yapılırsa o daire itirazı yetkili icra dairesine iletir. Yine de en sağlam yol, doğrudan takibi yapan icra dairesine, tercihen dosya numarasıyla başvurmaktır.
Borca, imzaya ve yetkiye itirazı içeren doldurulabilir bir metin için icra takibine itiraz dilekçesi örneği sayfasına bakabilirsiniz.
İtirazın sonucu: takip durur
Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur (İİK m.66). Alacaklı, itiraz sonrasında haciz yapamaz; ancak itirazı ortadan kaldırmak için kanundaki yollara başvurabilir. Borçlu borcun yalnızca bir kısmına itiraz ettiyse, kabul ettiği miktar için takip devam eder.
İtiraz süresinde yapılmazsa icra müdürü alacaklının talebi üzerine takibi alacağın tamamı için sürdürür. Bu aşamada süre kaçırıldığı için itirazın kabulü mümkün olmaz.
Alacaklının önündeki yollar
İtiraz borçluya kesin bir koruma sağlamaz. Alacaklının başvurabileceği yollar, takibin dayanağına göre değişir:
1. İtirazın iptali davası (İİK m.67). Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali için dava açabilir. Alacaklı bu davada alacağın varlığını genel hükümlere göre ispat eder. İtirazı haksız çıkan borçlu, diğer tarafın talebi üzerine, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir. Takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı da, borçlunun talebi üzerine aynı oranda tazminat ödemeye mahkûm olabilir.
2. İtirazın kesin kaldırılması (İİK m.68). Alacağın dayanağı imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe tasdik edilmiş bir borç ikrarı ya da resmî makamlarca verilmiş bir belge ise, alacaklı itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kesin olarak kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içinde talep edilmezse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz. Bu yol yalnızca kanunda sayılan belgelere dayanıldığında açıktır.
3. İtirazın geçici kaldırılması (İİK m.68/a). Takibin dayanağı adi (özel) bir senet olup borçlu imzayı inkâr etmişse, alacaklı altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. İcra hâkimi imzanın borçluya ait olduğuna kanaat getirirse itirazı geçici olarak kaldırır; borçlu bu hâlde de dava yoluyla haklılığını ortaya koyabilir.
Bu yollar süreye bağlıdır. İtirazın iptali için bir yıllık, kaldırma talepleri için altı aylık süre geçirilirse ilgili yolun kullanımı yönünden sonuçlar doğar; bu nedenle süreleri tebliğ tarihinden itibaren takip etmek önemlidir.
İtiraz edilmediyse veya haksız bir takip varsa
Ödeme emrine süresinde itiraz edilmemiş olması, borçlu olunmadığını iddia etme olanağını tamamen kapatmaz:
- Menfi tespit davası (İİK m.72): Borçlu, takipten önce veya takip sırasında borçlu olmadığının tespitini mahkemeden isteyebilir. Takipten önce açılan davada mahkeme, alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir. Takipten sonra açılan davada ise takibin durdurulmasına karar verilemez; yalnızca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenebilir.
- İstirdat davası (İİK m.72): Takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olduğu için borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalan kişi, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde parayı geri almak için dava açabilir.
- Borcun sonradan ödendiğini veya zamanaşımını ileri sürmek (İİK m.71): Takibin kesinleşmesinden sonra borcun ödendiğini veya alacaklının mühlet verdiğini noterden tasdikli ya da imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat eden borçlu, icra mahkemesinden takibin iptalini veya geri bırakılmasını isteyebilir.
İtiraz ile şikâyet karıştırılmamalı
Ödeme emrine yapılan itiraz, borcun veya alacaklının takip hakkının esasına yöneliktir: borç yoktur, miktar yanlıştır, zamanaşımı dolmuştur gibi. Şikâyet ise icra dairesinin işleminin usule aykırı olmasına yöneliktir: tebligat hatalıdır, takip talebi eksiktir, yetkisiz icra dairesinde takip açılmıştır gibi. İkisinin mercii, süresi ve sonucu farklıdır. Aynı ödeme emri hakkında bazen ikisi birlikte gündeme gelebilir. Örneğin yetki itirazı, ilamsız takipte itiraz kapsamında öne sürülür; tebligatın usulsüzlüğü ise çoğunlukla icra mahkemesine şikâyetle ileri sürülür.
Dikkat edilmesi gerekenler
- Tebliğ tarihini kayda geçirmek: Süre tebliğ tarihinden başlar. Elektronik tebligatta bildirim tarihine, kâğıt tebligatta zarf ve tebliğ şerhine dikkat edilmelidir.
- Şüpheli durumda itiraz etmek: İtiraz için gerekçe zorunlu olmadığından, borçlu olup olmadığınız konusunda tereddüt varsa süre dolmadan itiraz etmek, haklarınızı korumak bakımından önem taşır. İtirazın haksız çıkması hâlinde tazminat riski bulunduğundan itirazın dayanağını ayrıca değerlendirmek gerekir.
- Kısmi itirazı net yazmak: Yalnızca fazla hesaplanan faize ya da yanlış hesaplanan miktara itiraz ediliyorsa, itiraz edilen kısım ve tutar açıkça yazılmalıdır.
- Adres bildirmek: İtirazla birlikte yurt içi adres bildirilmezse sonraki tebligatlar takip talebindeki adrese yapılabilir.
- Ödeme emrine dönük diğer şikâyetler: Ödeme emrinin usulüne uygun düzenlenmediğini ya da tebliğin hatalı yapıldığını düşünüyorsanız, icra dairesinin işlemlerine karşı öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet yolu da bulunur (İİK m.16).
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir icra dosyası için süre ve yol, takibin türüne ve belgelere göre ayrıca değerlendirilmelidir. İcra ve takip süreçleri hakkında genel bilgi için İcra ve İflas Hukuku çalışma alanı sayfasına bakabilirsiniz. Kira alacağına dayalı takip ve tahliye konusu için kira tespit ve tahliye davası yazısı da ilgili olabilir. Bu konuda bilgi almak için iletişim sayfasındaki bilgileri kullanabilirsiniz.